Kapat

Bir Başka Evren: Elder Scrolls V Skyrim

Anasayfa
Oyun Bir Başka Evren: Elder Scrolls V Skyrim

Bir Başka Evren: Elder Scrolls V Skyrim

Merhaba Oyunseverler, bugün size çok sevilen bir başka oyundan ve daha doğrusu bir evrenden bahsedeceğiz. Kendileri: Bethesda Game Studios tarafından geliştirilip, Bethesda Softworks tarafından piyasaya sürülen serbest dünya tipi aksiyon rol yapma video oyunudur. The Elder Scrolls serisinin bir başka çok beğeni kazanmış oyunu  The Elder Scrolls IV: Oblivion'dan sonra gelen toplamda serinin beşinci uyarlamasıdır. Microsoft Windows, PlayStation 3 ve Xbox 360 platformlarını destekleyen oyun, 11 Kasım 2011'de piyasaya sürülmüştür. Oyuna Dawnguard, Hearthfire ve Dragonborn olmak üzere çok kaliteli,üst düzey iş çıkarılmış, 3 ek paket çıkarılmıştır. Skyrim'in ana konusu karakterin, ejderha tanrısı olarak bilinen ve kehanetlerde dünyayı yok edeceği söylenen Alduin isimli bir ejderhayı öldürme çabalarını konu alır. Oblivion'dan iki yüz yıl sonra meydana gelen olaylar, Nirn gezegeninin Tamriel kıtası üzerinde bulunan kurgusal ülke Skyrim'de geçer.
 
Elder Scrolls'un açık uçlu oynanışının yeniden uygulandığı bu oyunda, oyuncu istediği gibi dünyayı keşfedebilir ve görevleri isterse belirli bir süreye bağlı kalmadan yapmayabilir ya da erteleyebilir. Skyrim piyasaya sürülüşünün ilk 48 saati içerisinde 3,5 milyondan fazla kopya satmış ve dünya genelinde eleştirmenler tarafından bir hayli övülmüştür.Oyunun 28 Ekim 2016'da "Special Edition" sürümü çıkmıştır. Bu sürüm, gelişmiş ışıklandırma ve yüksek çözünürlükte grafikler ve daha güzel oynanış mekanikleri İçermektedir. Oyunumuz ana senaryosu itibari ile mahkum alınmış bir şekilde biz etrafı gözlemliyorken başlıyor. Yanımızda bizim haricimizde bir asker, bir hırsız ve bir toprak beyi var. Hırsız ile asker arasında geçen diyaloglara şahit olduktan sonra, askerin bir fırtınapelerinli ordusu üyesi olduğunu, toprak beyinin fırtınapelerini ordusuna önderlik eden Jarl Ulfric Stormcloak olduğunu öğreniyoruz. Daha sonra ki başımıza gelecekler ile doğrudan fırtınapelerinlilerin nasıl bir hikayesi olduğunu öğrenecez.
 
 
At arabasından inmemiz ile imparatorluk birer birer mahkumların adını saymaya başlar. Asker olan Ralof ile fırtınapelerinli ordusuna önderlik eden Jarl Ulfric Stormcloak'da arabadan indikten sonra, sıra hırsıza gelir; Rorikstead'den gelen Lokir olarak öğrendiğimiz hırsızın çaldığı at ile beraber Hammerfel'e kaçmaya çalışmış bir nord olduğunu öğreniyoruz. Lokir burada kendisinin bir asi olmadığını, fırtınapelerinlilere hiç katılmadığını ve imparatorluk karşıtı olmadığını söyleyerek kütüğe gitmeyi reddeder. Canın gideceğini iyi bilen Lokir panikleyerek kaçma teşşebüsüne girişir; ancak daha 5-10 metre koştuktan sonra okçular tarafından imparatorluk kumandanının emri ile vurulur ve orada can verir. Bunun üzerine sıra bize gelir ve İmparatorluk askerlerinden biri bize kim olduğumuzu sorar; burada oyunumuz duraklatılır ve kamera bize dönük bir biçimde ırktan başlayarak, yüz özellikleri, kilo, kas oranı,savaş boyaları, dövmeler ile yaralar seçebileceğimiz bir ekrana geliriz.
 
Karakter özelliştirmemiz ardından, oyun kaldığı yerden devam eder ve imparatorluk subayından bir cümle duyarız. Burayı ayrı olarak belirtemiz lazım. Çünkü tamamı ile seçtiğiniz ırka bağlı olarak duyacağınız özel bir diyalog olacak.
Bu sahnenin ardından kütüğe ilerler ve imparatorluğun kütüğe gidecek mahkumu seçişine şahit oluruz. Burada öne çıkan kızıl saçlı bir fırtınapelerinli askerin ilk olmak istediğini cesurca belirtmesini gördükten sonra, imparatorluğun getirdiği Arkay rahibesinin ağzından dökülen dini sözcüklerini de işittikten sonra fırtınapelerinli askerin sözünü kesmesi ile anında öldürülmesine şahit oluyoruz. Buradan sonra imparatorluk kaptanı bizi seçiyor ve "sonraki mahkumu getirin" serzenişinde bulunuyor. Bunun üzerine yine seçtiğimiz ırka dayalı olacak iki özel bir diyalog işitiyor(genel olarak bir aşağılama oluyor) ve yerimizi alarak kaderin bizi getirdiği sonumuza razı oluyoruz. Ancak bilmediğimiz bir şey var ki hikayemiz burada bitmiyor aksine burada başlıyor!
 
 
Bizim kafamız vurulmak üzereyken göklerde süzülen heybetli bir ejderhanın silüetine ras geliyoruz. İnfazcımız bu ejderhanın sesini duyup irkilse ve imparatorluk askerleri meraklansa da; mahkumlar ile ilgili tavrı çok net şekilde ölüm olan imparatorluk kaptanı kafamızın vurulmasından yana taraftar oluyor. Fakat bu sefer ejderha daha yakınımıza gelip Helgen kalesinin kulelerinden birinin üzerine konarak gökten alevler saçıyor büyülü sözcükler ile Helgene bir nevi kıyamet saçıyor! Nasıl bir bela ile karşılaştıklarıdan bir haber olan insanlar sığınacak yer arayışına girerek bulunduğumuz bölgeden kaçıyor ve bu kaos bizim hayatta kalmamızı sağlıyor! Bizim gibi kaosdan yararlanarak imparatorluk askerlerinin elinden kaçan mahkum fırtınapelerini askerleri ile beraber helgeninin içlerine kaçıyoruz. Burada yine yol boyu beraber olduğumuz Ralof ile Ulfric Stormcloak'a rastlıyoruz. Yaşadığı olayın dehşeti karşısında aklı tutulan Ralof'dan "Çocukluğumuz da duyduğumuz efsaneler doğruymuş ejderhalar gerçekten yaşıyolar!" işitiyoruz.

Bilmiş bir tavırla Ralof'un söylediğine cevap veren Ulfric ise aynen şunu söliyordu."Efsaneler köyleri yakıp, insanları öldürmez." bunun üzerine acil bir şekilde kaçış arayışında olarak kuleden atlayarak bir imparatorluk subayına rastlıyoruz. Öncellikle bizi iyi karşılayan imparatorluk subayı mahkumiyetimizin ya da kütüğe gönderilmemizin kendisi ile alakalı olmadığını belirtiyor ve bizim burdan kurtulmamızı sağlayacağını vaat ediyordu. Bu konuşmalar ardından yaşlı bir adam ile torununu korumayı öncelik almış imparatorluk subayı Hadvar bize buradan kaçıp helgenin zindanlarınıa girmemizi öneriyordu. Bunun üzerine fazla düşünmeden koşuyor ve ejderhanın yıkımına,saldırılarına ona karşı koyamayıp düşen imparatorluk askerlerine şahit oluyoruz. Buradan sonra 2 farklı yere açılan 2 farklı yol ve o yolları bağlı olarak değişebilecek bir hikaye gidişatının ortasında bulunuyoruz. Burada karşımıza imparatorluk subayı olan Hadvar ile fırtınapelerinli asilerden bir asker olan Ralof çıkıyor.
 
 
İkisinden birini seçmemizi zorunlu kılan oyun, seçimden sonra bizi seçimimize bağlı olarak bir dizi olaya da tabi tutuyor. Eğer Hadvar'ı seçerseniz, Helgen'de ki savaşta imparatorluk taraflarını desteklemiş olursunuz. İmparatorluk Tamriel'de bulunan devletlerden biridir ve Skyrim'de, Nordların memleketinde de hükmettikleri büyük bir toprak bulunur. İmparatorluk yüksek kralı olan Torygg'nin ölümü ile (Torygg ile Ulfric bir sarayda konuşmak uzlaşmak için Torygg'nin isteiği üzerine buluşurlar. Fakat kendi yurtlarına hükmetmeyi bir kere kafasına koymuş olan Ulfric uzlaşmayı reddeder ve orada Torygg'i düelloya çağırır. Burada Torygg mecburen bu düelloyu kabul eder ve kılıcını çekip Ulfric'in meydan okumasına karşılık verir. Fakat Ulfric Nida gücünü kullanarak çok büyük bir avantaj elde eder ve Yüksek Kralı canice öldürür.) İmparatorluk ile fırtınapelerinliler arasında büyük bir savaşın fitilini ateşler. İmparatorluk topraklarında suçlu ilan edilen Ulfric ve onun askeri ordusu fırtınapelerinliler toplatılmaya başlanır.
 
Eğer Ralof'u seçerseniz anlayacağınız üzere Ulfric'i ve onun fırtınapelerinlilerin hükmettiği bir Skyrim'i destekliyor, istiyor olacağız. Skyrim'in tümüne hükmeden bir Yüksek Kral olarak Ulfric Stormcloak'ı görmek istediğimiz anlamına geliyor. Ancak fırtınepelerinlileri desteklemek isteyip Hadvar'ı seçenler ya da tam tersi imparatorluğu desteklemek isteyip Ralof'u seçenler üzülmesin. Çünkü burada sadece bizim kaçışımız sahneleniyordu, savaş için taraf seçeceğiniz asıl ayrım noktasına henüz gelmediniz. Bahsettiğimiz olay dizisini atlatıp Helgen'den kaçtıktan sonra Riverwood'un yoluna seçtiğiz kişi ile beraber koyulursunuz. İşte burada eğer seçtiğiniz kişi ile biraz konuşursanız sizi orduya katılmanız için ikna etmeye çalışacak ve orduda sizi onun yanında savaşırken, inandığı dava uğruna dost olmaktan ne kadar mutlu olacağını dile getirir. Ancak orduya katılmak için bu da şart değildir ki; aslında bir tarafın ordusuna katılmanız da şart değildir. (katılmak isterseniz tarafın askerlerinden birini bulup konuşun yeterli olacaktır.)
 
Riverwood'u keşfetmemiz ile açıldığımız maceranın ilk durağına gelmiş bulunuyoruz. Burada eğer Hadvar'ı seçtiyseniz, köyün demircisi ve Hadvar'ın arkadaşı olan Alvor ile ya da Ralof'u seçersek, Ralof'un kızkardeşi olan Gerdur ile tanışıyoruz. Bize bazı erzaklar ile bazı eşyalar verildikten sonra, evlerinin anahtarlarını verip konaklamamız için evlerini açtıklarını belirterek şükranlarını bildirirler. Bunun dışında 10 altına Uyuyan Dev Han'ınında 1 günlük konaklama elde edebilirsiniz. Nehirde balık tutabilir, kerestelerin bulunduğu kısımda odun kırabilir, demirci ile konuşup verdiği malzemeler ile demircilik yapabilirsiniz. Ayrıca Gerdur ya da Alvor hangisini seçerseniz seçin sizi bekleyen bazı konuşmalar olacak eğer oyunlarda Lore'a değer veren biriyseniz bunları kaçırmamanızı tavsiye ediyoruz. Yine bu konuşmaların daha başında Helgen'in ejderha saldırısına uğramasından dolayı en yakın şehir olan Akçay'a gidip şehrin mevkibeyini uyarmamız görevini bize verirler.
 
 
Akçay'a vararak mevkibeyinin huzuruna çıkarız. Buradan önce bizi şehrin kapılarında sorgulayan muhafızlar gibi mevkibeyinin başmuhafızı tarafından sorguya alınırız. Durumun ciddiyetini kavrayan başmuhafız mevkibeyi ile konuşma şansını bize verdiğini söyler. Ardından konuşmaya girip şehrin valisi ile mevkibeyinin arasına gireriz. Helgen'de şahit olduğumuz olayları ve ejderhanın saldırısını birer birer anlatırız. Bu sırada Akçay'a serbest giriş izni alıyoruz. Mevkibeyi bize hemen orada iken mevkibeyinin başbüyücüsü ile konuşmamızı ve bu ejderha saldırısına dair bilgi toplamamızı emrediyor. Baş büyücü Farengar ile konuşuyor ve bir kez de ona başımızdan geçenleri anlatıyoruz. Başbüyücü bizden Bleak Falls Barrow adlı bir yere gitmemizi ve orada Ejerha Taşı'nı bulmamız görevini veriyor. Bu görev diğerlerine kıyasla biraz zor olabilir, ancak karakterimizin hızlıca gelişmesinin buradan geçtiğini belirtmemiz gerekiyor. Black Falls Barrow ardından oyunun ana görevinin olay dizisine başlıyor; Bir kahraman olarak Ejderdoğan olma yolunda emin adımlarla ilerliyoruz…
 
 
 
 
 
 
 
 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir